15/6/2006 - Ayna

Bir çığlık gibi yükseldi nefesim.. gözleri kör eden bir aydınlık,güne düşmüş yarasalar gibi şaşkın,tedirgin..burası neresi diye sordum Anlatıcıya.
- "Burası herşeyin başladığı yer" dedi Anlatıcı. "Burası herşeyin varolduğu yer.. burada herşey hem mümkün hem imkansız"
- Ben.. burada ne arıyorum.. nasıl - Şşş.. sessiz ol birazdan bir acı yaratılacak bi kalbi kırılıyor... - Ama.. hiçbişey göremiyorum
- Görmen gerekmiyor...
heryer bembeyaz boşluktamıyım? uçuyor muyum? düşüyor muyum? Neredeyim ben?
- Evrenin yaradılış anındasın,herşey burada başlıyor,senin tarihin işte şuradaki küçük siyah nokta..
küçük siyah...nokta uçsuz bucaksız beyazlıkta bir leke... ne acıklı..
- Üzüldün mü? İnsan önemli olduğu yanılgısı içinde hep değil mi? İlginçsiniz aslında,bak şurada sevgi var (büyük kocaman mavi) burada da hüzün (büyük kocaman gri) yaşadığınız herşey burada ve sizlerin bütün insanların hissetiği şeyler burada.Kim gülse,yada ağlasa burada başlar önce sonra hissedersiniz.
etrafımda herşey,keskin siyahlar,şekilsiz kırmızılar,şeffaf saydam pembeler.. herşey renklerden oluşuyor. Bir müziğin herşeyin üstünü örttüğünü görüyorum.Sesler farklı farklı tiz,yumuşak,acı verici yada dingin... doğumlar,ölümler... herşey çok hızlı herşey çok yavaş... başım dönüyor...
- Evreni siyah sanıyordum,yıldızlar gezegenler güneş... Anlatıcı gülümsedi;
- Hep öyle zannediyorlar,ama değil... görmek istediğiniz yada istemediğiniz herşey... işte o küçük siyahta... - Ama o senin hayatın demiştin - Sizin hayatınız... o küçük siyah şey hepinizin hayatı... - Hiç birşey anlamıyorum. - Anlaman gerekmiyor...
Bir yerde kristalleşmiş gri renkli parçacıklar uçuşuyor,bunların ne olduğunu sanırım biliyorum.
- Evet onlar "donmuş anılarınız"
- Gri renkli ama... gri hüzün... - Nedense hep sizi üzen şeyleri hatırlıyorsunuz, onları hiç unutmuyorsunuz.. bunu bende bilmiyorum
- Peki ya çocukluk? Oyunlar? - Onlar mı.. onlar en güzel yerdeler orayı göremezsin.. çünkü artık çocuk değilsin
Artık çocuk değilim,büyüdüm.. büyümek büyük bir yük gibi omuzlarıma binmiş,taşıyamadan ölmüşüm demekki
- Yo hayır ölmedin, ama öleceksin... kuralları ben koymuyorum,öyle bunu kabul etmelisin... şimdi çok mutsuzsun... içinde bir yerlerde yaşamak için çaba sarfediyorsun.. ama yapamayacaksın... üzgünüm...
ölecek miyim... yo ben ölmeyeceğim,ölemem çünkü hiç bir şeyi tamamlayamadım daha.. daha çok erken.. herşey yarım kalacak.. sevgilim beni özleyecek,kedim aç kalacak kim bakacak onlara.. annem ağlar... arkadaşlarım.. ölemem ben...
- Neredeyim ben? - Evrenin başl... - Saçmalamayı kes! Nerdeyim NERDEYİM!! -................
- Lütfen söyle nerdeyim?? - Hastanedesin.. görmek ister misin? - Neden hastanedeyim... - Ölüyorsun.. bilincini yitirdin... - NEDEN?!!
- Çünkü zamanın doldu
bu yaşlı adam ben miyim? nasıl olur.. ben daha... hiç bişey anlamıyorum..hiç birşey...
Bir çığlık gibi yükseldi nefesim.. gözleri kör eden bir aydınlık,güne düşmüş yarasalar gibi şaşkın,tedirgin..burası neresi diye sordum?
- İyisin..çok şükür bi an için o kadar korktum ki
- Nerdeyim?
- Hastanedesin.. hatırlamıyor musun? Doktor geçici hafıza kayb... - Aynan var mı...
|